Kayaya
Saydam Tasarım Ekstrem Sporlar Takımı olarak ilk buluşmamızda iki hedefimiz vardı. İlki herkesi geçmek ve ikincisi, parkuru mümkün olan en zor hale getirmek. Parkur zor değildi. Kürekçiler yorulacak gibi görünmüyordu. Dümenci dümeni kayaya doğru çevirdi ve küreklere asıldık.
Regensburg, Ironman
Ertesi gün çalacak alarmın yanına bir not koydum. "Ironman". Alarm çaldığında erteledim, bir sonraki gün yine erteledim ve bir sonraki gün tekrar erteledim, bir sonraki gün tekrar, bir sonraki hafta tekrar ve bir sonraki ay tekrar… 9 ay öncesine kadar her gün alarmı erteledim ve henüz kondisyonum için bir şey yapmamıştım.
İki teker üzerinde 1000 Fersah
Sabah kalktım. Kahvaltı etmeden yola çıktım. Benzin istasyonundan su ve makarna aldım. 20. km’de yemek pişirdim yedim. Artık su almama gerek kalmadı, çünkü yakınımdan bir nehir akıyor ve tadı çok güzel. Köylerde de var zaten su. 25. km’de 2 bisikletliyle karşılaştım. Almanya’dan geliyorlarmış, Dubrovnik’e gideceklermiş. Yola beraber devam ettik. Aslında planım geceyi onlarla beraber kamp yapıp geçirmekti ama onlar Kojnik veya Konjik böyle bir yer var, oraya geldiğimizde geceyi burada geçireceklerini söylediler. Günde 60-70 kilometreden fazla yapmıyorlarmış. Otele verecek kadar çok param olmadığı için onlardan ayrılmak zorunda kaldım. Mostar’da buluşmak üzere sözleştik.
Mighty Mighty Man
Neden bunu kendime yapıyorum? Neden çalışıyorum? Neden erken kalkıyorum? Çünkü yapabiliyorum. Ama benden daha iyi olanlar var. Ben hiçbir yaptığım işte dünyadaki en iyi değilim. Ama aynı zamanda yaptığım her işte dünyadaki en iyi olmamak beni çıldırtıyor. Benim işlerim bitmeden vaktim bitecek, öyle planladım. Çünkü ben hedefe varmaya çalışmıyorum, yolu seviyorum. Benim yolum hiç bitmesin.
Araplar Saat Kaçta Uyur?
Labirent gibi kayalarda yolumu bulmakta zorlanarak geri koştum. İlk kayadaki herkes beni izliyordu görebiliyordum. Bilekleri çatlatmayı göze alarak en riskli atlayışları yaparak koştum. Amacım hava atmak değildi, içimden geldi. Arkamda çöl kızılı, neredeyse alacakaranlık, tehlikeli uçurumlar ve acıyan ayaklarım. Hiç unutmayacağım. Oradan ayrıldık, Nurcu’nun yanına gittim. Güneşin batışını göremediğimi söyledim. Olsun dedi sırtımı sıvazladı. Aşağı inene kadar konuştuk ve vedalaştık. Biz bedevi kampına döndük uyumak için, onun nereye gittiğini bilmiyordum.